BURÇLARA GÖRE MÜZİK TERAPİ

Müziğin insanlar üzerinde bıraktığı etkiler psikolojik etkiler ve fiziksel etkiler olarak
ikiye ayrılmaktadır. Müziğin fizyolojik ve psikolojik etkilerinin analizi oldukça güçtür.
Burada iki teori söz konusudur. Bunlardan biri, müziğin birinci derecede duygulara
yapmış olduğu etki, ikincisi ise müziğin fizyolojik etkilerinden dolayı beraberinde
oluşturduğu psikolojik etkidir.
“Birey kendi kültürünün müziğinden daha çok etkilenmektedir. Çünkü kendi
kültürünün müziği ile daha sağlıklı bir iletişim kurabilmektedir. Bireylerin müzik
anlayışları yaşamış oldukları toplumun sosyal ve kültürel yapısına ve almış oldukları
eğitime bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Bireylerden bazıları sadece belirli türde
bir müziği kendi kişisel veya sosyal ön yargıları nedeniyle kabul etmekte veya
reddetmektedir. Bu faktörlerden birçoğu müzik terapistlerinin çalışmalarına yardımcı
olmaktadır.”1
Tüm bunların yanında müzik, sosyalleşmede de büyük önem taşımaktadır. Müziğin
sosyalleşmede önemli bir araç olduğuna inanan araştırmacılardan biri de Japon
araştırmacı Hajime Fukui’dir. Fukui araştırmalarıyla şu sonuçlara ulaşmıştır: Birlikte
müzik yapan erkeklerde testosteron, her iki cinste ise stres hormonu daha az
salgılanırken, sosyal bağları güçlendiren oksitosin hormonu daha fazla üretilmektedir.
Diğer bir yandan, müziğin duygusal etkilerini bilimsel bir şekilde ölçmek mümkün
olmamaktadır. İnsanların müziğe verdikleri bazı fiziksel karşılıkların, kendiliğinden ve
kontrolsüz reflekslerle oluştuğu bilinmektedir. Örneğin; müzik dinlerken aniden
hızlanan bir pasaj sırasında nefes almamızın hızlandığını fark edebiliriz. Bunlar arzu
edilmeyen reflekslerdir.
Belirli müzik aletleri sinir sistemimizi kesin olarak etkilemektedir. Yüksek veya
alçak sesler sinirsel gerilim veya gevşeme şeklinde etkili olmaktadır. Aşırı hız veya ses
yoğunluğu sinirlerin aşırı uyarılmasına neden olabilmekte ve fiziksel ağrılı bir durum da
oluşturabilmektedir.
Rus Doktor Dogiel 1880 yılında Almanya’da yaptığı bir uygulamada, çıkan sesin
yüksekliğine, şiddetine ve aynı zamanda çalgının çeşidine göre kan dolaşımında
değişiklikler meydana geldiğini saptamıştır.
M. Daubresse “Musico-Therapie” adlı kitabında ise Dr. Dogiel’in uygulamalarındaki
bulgulardan çıkan sonuçları şu şekilde açıklamıştır:
I. Müzik, insanda ve hayvanda, kan dolaşımı üzerine etki eder.
II. Müziğin etkisi sonucunda kan basıncı, aralıklarla, yükselme ve alçalma yapar.
III. Müzik ve ıslık sesi, insanlar ve hayvanlardaki kalp kasılmalarının iyileşmesine
neden olur.
IV. Kan dolaşımının değişikliği, sesin yüksekliğine ve şiddetine bağlıdır.
İnsanın müziğe tepki vermesinin nedenlerini anlamak için müzikle tedavinin
uygulanması vazgeçilmez bir husustur. Bu tedavi sürecinde hastanın belirli müziksel
deneyimler karşısında tepkilerinin dikkatle izlenmesi, hastalığın teşhisi veya tedavisine
yardımcı olabilmektedİr

OSMANLI şifahanelerinde de sıkça kullanılan müzik burçlara ve vakitlere göre makamlara ayrılmışır:

MAKAMLARIN BURÇ KARŞILIKLARI▼ Râst; koç, tabiatı atestir.

Irâk; boga, tabiatı toprak.

Isfahân; ikizler, tabiatı hava.

Zîre end; yengeç, tabiatı su.

Büzürg; aslan, tabiatı ates

. Zengûle; sünbüle (basak), tabiatı toprak.

Rehâvî; mîzân (terazi), tabiatı ates.

Hüseynî; akrep, tabiatı su.

Hicâz; kavs (yay), tabiatı ates.

Bûselik; cedy (oglak), tabiatı toprak.

Nevâ; delv (kova), tabiatı hava.

Ussâk; hût (balık), tabiatı su.

Kutlug, makamların oniki burca göre tayin ve tespit edilme sebebini Hızır b. Abdullah’tan naklen su sekilde ifade etmektedir: “Her bir burca bir makamın uygun görülerek ona baglanması, ondan sayılması, makam ve burçların tabiatı icabıdır; bir burcun tabiatı ne ise makamın da tabiatı öyledir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir